Kategoriler
Mutsuzluk Senfonisi - Talha Öztürk

Korku

Korkmaya mahkum yaratıklarız. Değişimden korkanlar bağımlı ve sadık yaşamayı severler. Monotonluktan korkanlar da hayatlarında düzene yer veremezler. Her insanın özel bir korkusu vardır. İnsanların içinden ya kendinden korkanlar çıkarsa? Başka bir insandan değil. Öz ve öz kendinden ve benliğinden korkan insanlar. Korku insana işlediğinde temel güdümüz ondan kaçmak oluyor. İnsan kendinden kaçabilir mi? Her insan bir şeye sığınır. Korkularından onu koruyacağına inandığı bir set çeker kendini savunduğunu malzemeyle. Ya kendinden korkan insan neye sığınır? İnsanı kendinden koruyacak bir malzeme buluşmuş mudur ki yeryüzünde?
Kendi dürtülerinden ve düşüncelerinden nereye saklanabilir insan? Uçsuz bucaksız ve yeşilliğe tövbe etmiş, tek bir ağaç gölgesi dâhi olmayan koskocaman bir tarlada gölgesinden kaçmaya çalışan ve güneşin olmadığını kabul etmekte zorlanan budala bir ölümlü gibidir insan kendinden kaçarken.
Çaresiz çelimsiz ve kıskıvrak kapana kısılmış. Ölüm insana öyle tatlı gelir ki kendinden korktuğu anlarda. Bir sebep uydurur korkuyorum demek yerine. O sebep de hep unutulur iz bırakmayı seçmemiş ve ölümünü kendi planlamış bir ölümlünün arkasından.

Bir cevap yazın